11 Aralık 2013 Çarşamba

küçük iskender'den..en bi sevdiğim.


lanet bi kasırga mıdır?

ayrılık,bilanço mu?

ben kimi üzersem serinlerim,sersemlerim?

ruhu bozuklarla hangi yanlışı doğruya çevirebilirim;ben,gidebilir miyim?

kısa filmler vardı hayatımda,yönetmeni özürlü.yönetmeni ruha özürlü.

sevmek,vakitsiz misafir:kanıtlanamayacak yaranın su gibi geceye karışıp akışı.

oturup yazmış bir sarı tavşan:



''sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden sesleniyorum..

seni seviyorum demek bu kadar basite alınmışken hazır,ben de kek yaptım.

evet fırsatçı sevgilim demen gibi hoş değildi güvenemiyorum demen

ama ben yine küçükken oynadığım çubuklarıma göz attım

susmak,oyun oynamaktan daha zordu,kaçındım.

sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden bakıyorum...

dişlerin çürümüyor,dudakların hep güzel,saçın boya olsa da idare eder

ZATEN KADAVRA AŞKLARI YAŞATMAYA ÇALIŞMIŞTIK,BEN DÜRÜSTÇE SOLUYORDUM,SENDE NEŞTER.

ben umursamazca ağlarken içimde,

sen 3 nokta 1 okulundan mezun olmuşcasına çoşkulu,

tersten bakmak tersliğin iki uzvu.

sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden kızıyorum...

serin kumlardan,kızgın denizlere atlama

sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden kızıyorum..

serin kumlardan,kızgın denizlere atlamak gibidir

idealist yaklaşımlarla sosyopat bakmak aşklara,anlamadın,

zaten benimki musalla taşına ağlayan bir çocuğun kalbinden akan umuttu.

yanaklardan özgürlük aksın diye şakaklara dayanır mı ki silah?dayamadım,

isteklerimi keşke müsvette bir kağda yazmasaydım.

gördün mü yine kızamadım....

sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden itiraf ediyorum.....

ben yavaş yavaş sokarken silahı ağzıma,tetik yumuşuyor,okşuyorsun.

YAPMA bileklerimi bile yanlış dikiyorsun.

evet seni seviyorum diye bitmeyecek

ve evet yastığımda tek bir çapak bile yok sana adanan.

sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden ağlıyorum...

acizim işte kabul ediyorum,hıçkıra hıçkıra ağlarken

esrar gibi çekiyorum burnumu.

yanağımı siler misin?biraz kan kalmış.

seni öpmek,bir sigaradan nefes çekmek gibi bu son gecede,tuzlu

bir sigarayı basmaksa gözlere,sen olmayan bir cümle kurmak gib,biliyorum

bu aşkta biraz ayrılık kalmış.

bize kalan tek renk kırmızıyken,mavi bir oğlumuz olsun isterdin,neyse

bize kalan tek renk kırmızıyken,mavi bir oğlumuz olsun isterdin,neyse

bırak annenin okuttuğu dualar avuçlarında dursun

ve sus,lütfen,içimde biraz umut kalmış.

BİR RÜYA İÇİN AĞIT yaktım ,bak uçuşuyor hala külleri....

yeter,

okşadığın tetiğe bas artık bende biraz can kalmış....

sana,sana diye başlayan şiirlerden birinden kayboldum..

sana ölüyorum.''

böyle kanar bir OLMAZ'ın analistliği,böyle susar kalırsın
tek sözcük suçluyorsa içinde saklandığı cümleyi.

sevmek.tanrıyı tanımamazlıktan gelmektir!!!

14 aralık 2010

Başka birisine, kendime yetemediğim için bağlanıyorsam;karşımdaki erkek, benim için bir cankurtaran olabilir belki.Ama aramızdaki bağ, sevgi bağı olamaz.Çelişik gibi görünse de;yalnız kalabilme yeteneği, sevebilme yeteneğinin tek koşuludur..

28 Kasım 2013 Perşembe

YAZAR YALNIZLIĞI.

Hayatım boyunca hep mutsuzdum.Ergen gibi hep kızgın öfkeli kırılgan.Elimde değil.Yapım bu.Beni sevmek isteyenleri çirkin gördüm hep ve değersiz.Çocukluk benimkisi.Ama hiç başka olamadım hamurumdan nefret etsemde.Memnuniyetsizlik ve mükemmele özlemim oldu hep.En çokta hep yalnız oldum.İnanılmaz bir yalnızlık.Yanımda olanım çok olsada(!).Ve ben hep bunun yazar yalnızlığı olduğunu düşündüm.Böylesi daha kolay ve inandırıcıydı.En azından bir şeye yarardı.Bu gece de buna inanarak uyuyorum.İyi geceler benim kadar soğuk ve yalnız,yapayalnız dünya!


http://www.youtube.com/watch?v=qlRrvIIFJJY

18 Eylül 2013 Çarşamba

gerçeklerden bahsetmek sıkıcılığı.

Hayatta kaçırdığımız şeyler için insan çevresindekileri,diğer insanları ve olayları suçlamamalı.Bunun tek sorumlusu tabiri caizse suçlusu biziz.Bir yerlerde savaş devam ederken,açlıktan insanlar bi yerde çocuklarını kaybederken biz burda aşk acısı çekiyorsak,suçlusu sizi terk eden eskili sevgili değil;biziz.Çünkü aşk acısı çekmek şımarıklıktır.Aşk için yataklara düşmek saçmalıktır.Gerçekler,yaşam mücadelesi,ölümler ve savaşlar gibi ağır yükümlülüklerin olduğu şu dünyada,ağlayıp zırladığımız daha sonrasında hiç hatırlamadığımız saçmalıkların sorumluları biziz.Sıkıcı geldi değil mi?Neyse hadi tekrar aşka dönelim?Aşkın ne kadar özel ve güzel olduğundan bahsedelim.Kandıralım kendimizi.Zırvalayalım ve kendimizi bu zırvalıklara inandıralım.
Neden böyle oldum?Yediğim kazıklar,beni ağlatan insanlar ve olaylar realist ve sıkıcı bugünkü beni yarattı.Teşekkürler gelişmemde katkı sağlayan tüm iğrenç yaratıklar.Büyüyorum sizinle.


Not:Kızgınlıkla yazılmış bir yazı değildir.Gözünden pembe streç perde kalkan 23 yaşındaki bir kız çocuğunun aklı salim bir şekilde yazdığı yazıyı okudunuz.Sağlıcakla..

5 Ağustos 2013 Pazartesi

İŞTE HUKUKSUZLUĞUMUZUN UTANÇ TABLOSU VE O İSİMLER!

Bugün Silivri'de Ergenekon Davası duruşmasında karar okunmaya başladı. Mahkeme 21 kişi hakkında beraat kararı verdi. Bedrettin Dalan'ın da aralarında bulunduğu firari sanıkların dosyası ayrıldı.

İşte cezası belli olanlar:

·             Emekli Tuğamiral Alaaddin Sevim 10 yıl
·             Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin 7 yıl 6 ay, hapis cezası aldı
·             Drej Ali olarak bilinen Ali Yasak 6 yıl 3 ay
·             Emekli Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu 20 yıl 6 ay hapis
·             Mehmet Perinçek 6 yıl 3 ay
·             Adnan Bulut 6 yıl 3 ay
·             Adnan Türkkan 10 yıl 6 ay
·             Ferda Paksüt 2 yıl 6 ay
·             Eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan 14 yıl 5 ay
·             Semih Tufan Günaltay 12 yıl
·             Turan Özlü 9 yıl
·             Yusuf Erikel 8 yıl 9 ay
·             Arif Doğan'a çeşitli suçlardan 47 yıl üç ay
·             Danıştay sanığı Osman Yıldırım 8 yıl 9 ay (Bu Osman Yıldırım için tahliye anlamına geliyor)
·             Hurşit Tolon için 129 yıl
·             Aydınlık Dergisi Eski Genel Yayın Yönetmeni Deniz yıldırım 16 yıl 10 ay
·             Mehmet Bedri Gültekin 10 yıl 6 ay
·             Mehmet Bozkurt 8 yıl 4 ay
·             Gazeteci Tuncay ÖZKAN ağırlaştırılmış müebbet
·             Eski ülkü ocakları başkanı Levent Temiz 10 yıl 
·             Emekli Tuğgeneral Veli Küçük müebbet hapis cezası
·             Emekli Albay Arif Doğan toplamda 47 yıl 2 ay hapis cezası
·             Zekeriya Öztürk 19 yıl 6 ay hapis cezası
·             Fatma Cengiz ve Erkut Ersoy 11 yıl 15 gün hapis cezası aldı
·             Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz 13 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı.
·             Gazeteci Güler Kömürcü için 7 yıl 2 ay
·             Yazar Ergün Poyraz 29 yıl 9 ay
·             Prof. Dr. Erol Manisalı 9 yıl 8 ay
·             Emekli Tuğamiral Alaaddin Sevim 10 yıl, Ali Yasak 6 yıl 3 ay.
·             Suç örgütü lideri Sedat Peker 10 yıl
·             Emekli Tümngeneral Hıfzı Çubuklu 9 yıl 6 ay
·             On Dokuz Mayıs Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay 10 yıl
·             Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Mustafa Abbas Yurtkuran 10 yıl
·             Akın Birdal suikastinin azmettiricisi Semih Tufan Gülaltay 12 yıl
·             Eski Esenyurt  Belediye Başkanı Gürbüz Çapan 1 yıl 3 ay
·             Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılması dosyasının sanıklarından Bedirhan Şinal 18 yıl 8 ay
·             İşçi Partisi yöneticisi Hikmet Çiçek 21 yıl 9 ay
·             Emekli Tuğamiral Alaattin Sevim'e 10 yıl
·             İbrahim Özcan 12 yıl,
·             Mehmet Ali Çelebi 16 yıl 6 ay
·             Ümraniye'de 27 el bombasının ele geçirildiği gecekondunun sahibi Mehmet Demirtaş 22 yıl
·             Emekli Yarbay Mustafa Dönmez 49 yıl 2 ay
·             Oktay Yıldırım 33 yıl 10 ay 
·             Avukat Murat Senem 20 yıl 3 ay hapis cezası aldı
·             Emekli Orgeneral Kemal Yavuz 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı.3
·             Teğmen Noyan Çalıkuşu 8 yıl 6 ay hapis cezası aldı
·             Avukat Serdar Öztürk 25 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
·             Fatma Cengiz 11 yıl
·             Adnan Akfırt 20 yıl
·             Buğaç Kaan Murathan 17 yıl
·             Yalçın Küçük 86 yıl.
·             Bedirhan Şinal 18 yıl
·             İbrahim Özcan 12 yıl
·             İlker Başbuğ MÜEBBET
·             Ergun Poyraz 29 yıl 7 ay
·             Kemal Gürüz 13 yıl 11 ay
·             Gürbüz Çapan  1 yıl 3 ay
·             Fikret Emek 41 yıl 3 ay
·             Emekli Binb.Erkan Ömser 12 yıl
·             Noyan Çalık 8 yıl 6 ay
·             Turan Özlü 9 yıl
·             Mustafa Yurturan 10 yıl,
·             Mustafa Dönmez 49 yıl 3 ay
·             Ali Yokuş, 6 yıl 3 ay
·             Mehmet Bedri Gültekin; 10 yıl 6 ay
·             Arif Doğan 47 yıl 3 ay
·             Özlem Usta 6 yıl 3 ay
·             Sami Hoştan 10 yıl
·             Alaattin Sevim 10 yıl hapis
·             Güler Kömürcü 7 yıl
·             Mustafa Balbay 24 yıl
·             Hayrettin Ertekin 12 yıl
·             Ferda Paksüt 2 yıl 6 ay
·             Emcet Olcaytu 13 yıl 2 ay
·             Adnan Türkoy 10 ay
·             Ferit İlsever 15 yıl (İP başkan yrd.)
·             Mehmet Ali Çelebi 16 yıl 6 ay hapis
·             Erdal Şener 7 yıl 6 ay
·             Deniz Yıldırım 10 yıl
·             Bora Ballı 4 yıl 2 ay
·             Metin Şükre 12 yıl 6 ay
·             Ergun Poyraz 29 yıl 4 ay
·             Ayşe Asuman Özdemir 7 yıl 3,5 ay
·             Emcet Olcayto 14 yıl 4 ay
·             Doç. Dr. Ümit Sayın için 4 yıl
·             Erkut Ersoy 11 yıl



Beraat edenler

*Ergenekon Davası'nda Ali Yiğit, Süleyman Eser, Salih Kunter, Gazeteci Caner Taşpınar beraat etti

Ayrıntılar geliyor.





6 Haziran 2013 Perşembe

İNSAN NEDEN ÇILDIRIR!?

Söyleyeyim:
Çok gereksiz arkadaşlıkların pek gerekli(!) yargılamaları ve beklentilerinin oluşturduğu "e hadi artık bi de senden görelim" tutumu yüzünden mesela..
Ya da çok içi boş muhabbetlere tıkılıp kalmak ve o ortamı istesekte,istediğimiz anda terk edememe güdüsü yüzünden..
ya da toplum içinde istediğimiz gibi osuramamaktan.
Biz bayanlar örneğin;denize girdiğimizde istediğimiz gibi suyun üzerine yatamadığımızda ,kıro keko hayvan azmış iğrenç erkek kütle yığını yüzünden..
ya da arkadaşımız olarak güvenip her sırrımızı anlattığımız erkeğin bir içki yüzünden sapıtıp üstümüze saldırması yüzünden mesela..
ya da bizi hiç tanımayan bi erkeğin kuku merakı yüzünden günlerce peşimizden koşup bizi seviyormuş izlenimi yarattıktan hemen 1 gün sonra başka kıza aynı şeyi yaptığını gördüğümüzden belki..
ya da belki duyguların nasıl oluştuğunu anlamadan gidişata ayak uydurmak yerine,onu tanımlayıp soğurmaya çalıştığımız yüzünden..
sabahlara kadar örnek türetebilirim.deliyim işim yok.

biraz kendimizi serbest bırakıp yüzümüze vuran rüzgarın sertliğini hesaplamasak keşke..ya da hangi yönden estiğini düşünmesek..
dudaklarımıza yapışan erkeği itmek yerine karşılık versek mesela..
ya da dinlediğimiz güzel bir müziğe saat kaç olursa olsun bağıra bağıra eşlik edebilsek..
kurduğumuz cümlelerin sonuna hangi ünlem işaretini koyarak bitireciğimizi düşünmekten yorulmadık mı?ben daha cümlemi hangi kelimeyle bitireceğimi kestiremiyorken bu beni fazla zorlayan bir eylem çünkü bu+%&/()=?
insan kaygılarından usanırda boşvermişliğin anlık hezeyanından türeyen amaçsızlığıyla farklı anlamlara bürünür ya işte o anlarda çıldırır.
insan çok düşünmekten yorulur.ve düşünüp yaşayamadıkları yüzünden de çıldırır.
insan umudunun bittiği noktada kendine başka bir umut edinmek isterken saçmalar ya hani ve yeniden başlamaya çalıştığında ona arsız ya da yüzsüz derler..işte o vakitlerde çıldırır.
sabah olurken hala yatağında uyuyamayıp huzursuz olduğunu farkettiğinde..bi de üstüne üstlük düşüncelerin çok hızlı ama kimse için olmadığını gördüğünde çıldırır.yaşamaktan usanır.

insan bazen sebepsiz de çıldırır.sorgulamaya gerek yok:)



4 Haziran 2013 Salı

duygu parçacıkları..

Bölünmek..Her şekilde bölünmek..Kalbim paramparça.düşüncelerim bölüm pörçük.Saçma sapan insanlarla arkadaşlık kurup saçma sapan şeyler yapıyorum.Ve bu gece ilk defa kendime karşı objektif ve hükümsüzüm.Yaptığım her saçmalığın sorumlusu benim.Kimseyi suçlayamam.Ama ben kötü biri olmak istemiyorum.Hata yapmak istemiyorum.Tek derdim sevmek ve sevilmek.Mutlu bir şekilde yaşamak.
Bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum.Ordan oraya sürüklenmem işte bu yüzden.

30 Mayıs 2013 Perşembe

MEZUNİYET GECESİ KAYAN YILDIZIM BEN

Arkadaşlarımın mezuniyet törenine gittim.Destek olmak için.Ve tam olarak oracıkta eski sevgilimi, yeni kız arkadışını ailesiyle tanıştırırken uzaktan seyrettim. Omurgalarıma doğru kürekle vurmuşlar gibi bi acı hissetmedim.Ama daha sonra aynı yerde , flörtleştiğim başka eski bir erkek arkadaşımı aynı şekilde kız arkadaşıyla ailesini tanıştırırken gördüm.Başımdan aşağı kaynar sular dökülmedi.
Hiç üzülmedim.
Düşündüm ben bu kızların yerinde olabilirdim.Nasılda geriliyorlar şimdi soğuk terler döküyolar dedim.
Sonra tek başıma olduğumu fark ettim.İşte buna üzüldüm.Beynime silah dayayıp tak diye vurmuşlar gibi şok bile yaşayamadan öldüm bir an.Ama sonra geçti.Tam geçtiğinde kocaman bi yıldız kaydı gök yüzünden ve ben dilek dilemedim.Oda benim gibiydi.Yalnız , eskiden birileri için değerli ama şimdi kimsesizlik kadar değersiz.
Mezuniyet töreninden ayrıldıktan sonra evime geldim.Ve şuan kara kara,bağlı olduğum tek şeyin bu blog olduğunu fark ettim.Ne birine ne bi şeye bağlanamayan ben büyük bir adım atıyorum sanırım.Benimle evlenir misin sevgili blog?

20 Mayıs 2013 Pazartesi

ÇİRKİN SIRLAR



CANER KURTARAN 

‘Yaprak Dökümü’ dizisinin Şevket’i Caner Kurtaran, kokain yüzünden rahatsızlanınca hastaneye kaldırılmıştı. İki yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Kurtaran’ın davası sürerken, kokainden ikinci kez hastanelik olduğu ortaya çıkmıştı.



EDDIE MURPHY

 Ünlü oyuncu Los Angelas’ta sabaha karşı yol kenarında transeksüel bir fahişeyle yakalanmış ve polise, centilmenlik yaptığını ve “bayanı” eve bırakmak üzere otomobiline aldığını söylemişti.



HÜSEYİN PAYDA

 Türk sinemasında klasikler arasında yer alan ‘Mezarımı Taştan Oyun’ adlı unutulmaz bir film yapmış olan Hüseyin Peyda’nın kokain kullandığını onunla yıllar yılı birlikte çalışmış olan Atıf Yılmaz, 1996 yılında yayınladığı kitabındaki anılarında açıkladı. Bu olay büyük yankılar yarattı.


OKAN KARACAN
 İsmi uyuşturucu ile anılan ünlüler kervanına Okan Karacan da katıldı. Polis, Karacan’ı uyuşturucu madde kullanımını teşvik etmekten ve müşteri bulmaktan gözaltına aldı. Yakalandıktan sonra sağlık ocağına elleri kelepçeli olarak götürülen Karacan, daha sonra serbest bırakılmıştı.




KAROLINA KURKOVA

 Ünlü modelin adı da bir grup seks skandalına karışmıştı. Birkaç yıl önce ünlü model Angelina Jolie ve Brad Pitt ile grup seks yaptığı, bu esnada kendisini liseli genç bir kız gibi hissettiği söylemişti. Olay, Brengelina çifti tarafından yalanlanmamıştı.


AFİFE JALE

 Türk tiyatrosunun ilk Türk kadın oyuncusu olan Afife Jale, sanat hayatı boyunca uyuşturucudan kurtulamadı. Evlilik yaşadığı bestekar Selahattin Pınar da kurtaramadı onu. Ve ünlü sanatçı kokain yüzünden öldü (1941).


GEORGE MICHAEL 

1998 yılında erkekler tuvaletinde bir erkeğe asılan George Michael, uzun süre gündemde kalmıştı. Birlikte olmak istediği kişinin gizli polis çıkması sonucunda tutuklanan Michael, 800 dolar para cezasının yanı sıra, seksüel terapi almak zorunda bırakılmış ve olay sonrasında bir süre için sosyal görev yapmıştı.



ORLANDO BLOOM

Ünlü aktör Orlando Bloom'un da farklı bir trajedisi var. İngiltere'de Kent şehrindeki Canterbury'de büyüyen Bloom, babasının bir yazar olan Harry Bloom olduğunu sanıyordu. Aktör 4 yaşındayken Harry Bloom öldü ve aile dostu Colin Stone küçük Orlando'nun yasal velisi oldu. Aktör ilk gençlik çağlarına ulaştığında annesi Sonia, biyolojik babasının Colin olduğunu itiraf etti. Orlando Bloom daha sonra bu konuda Colin her zaman benim için iyi bir arkadaştı. Ama ben hep gerçek babamın Harry olduğunu düşünürdüm dedi.




MORGAN FREEMAN

ÜVEY TORUNUYLA İLİŞKİ YAŞADIĞI İDDİA EDİLDİ.Hollywood'un son yıllardaki büyük skandallarından birinin kahramanı da ünlü aktör Morgan Freeman oldu.National Enquirer dergisinin iddiasına göre Freeman, üvey torunuyla 10 yıldır ilişki yaşıyor. Dergiye göre aktörün, şu anda 27 yaşında olan E'Dena Hines ile ilişkisi genç kız henüz 17 yaşındayken başladı.




HUGH GRANT 

Liz Hurley ile efsane bir aşk yaşayan ünlü aktör Hugh Grant, 1995 yılında otomobilinde bir fahişeyle sevişirken paparazzilere yakalanmış, günlerce magazin basınının gündeminden düşmemişti. Bunun üzerine biricik aşkı Liz Hurley tarafından terk edilen ünlü aktör yaptığnının affedilemez bir hata olduğunu itiraf etmiş, ancak sonucu değiştirememişti.




zaman

Hayatı kaçırıyorum.
Oje sürerken tırnaklarıma hayatı kaçırıyorum.
Kavga ederken en yakın dostumla,hayat yine kaçıyor.
Birine aşık olduğumda aşık olabileceğim milyarlarca erkek bir başkasını buluyor.
Uyurken geceler tükeniyor.
Ağlarken hayat kaçıyor.
Yazarken gördüğüm sadece kağıt,uçan kelebeklerin kanatlarını çırpışını kaçırıyorum.
Sonunu bildiğim muhabbetler içerisinde bir sigara yakıp saniyeleri sayarken kayıp gidiyor zaman.
Yaptığım her seçim,bir başka yaşamı tüketiyor.
Hayatı kaçırıyorum ve buna dur diyemiyorum.


19 Mayıs 2013 Pazar

Tek kelime

Sadece bir cümleyle hayatımı özetleyebilirim. Ya da dağa doğrusu bir kelimeyle otobiyografim şu olurdu: AŞK.

Şiir

"Öyle yalnızız ki bu panayırda
Sevgimiz durmadan bir taşı ovar.

Sevgilim aşk da uyar çevreye
Ve kendine parlak bir yalan arar."

Ciddiyetsizlik

Kimseyle ciddi konular hakkında konuşmak istemiyorum. Kimseyle konuşmak istemiyorum.Sözler havada kalıyor uçup yitip gidiyor.Yaşamak ciddi bir iş.Olmasa keşke.Ciddi konulara gelemiyorum pek.
Neyse yazmakta istemiyorum.Alın bun dinleyin.
https://soundcloud.com/cemrekabas#play

KAŞARDAN KALP

Bazen hayata gelme amacımız..Her şeyin anlamı olan..Olmuyor.Aşk üzerine şöyle okkalı,baba bir yazı yazmak istiyordum.Ama nedense eskiden verdiğim değeri artık göremiyorum ne yaşam tarzımda ne de düşüncelerimde..Ve havada kalıyor doğru bildiklerim.İnandıklarım.
Bir erkek bir kıza ; "Sensiz nefes bile alamam !" dediğinde gülüp geçiyorum.Çünkü ne sözler eridi gitti o erkek başka kucaklarda nefes nefese kalırken..
"Senden başkasını sevmiyiciğim." derdi eski Türk filmlerindeki jönler.Ve her birinin pornosu oynuyor şimdi internette.
Dünya çirkin. Duygu'lar çirkin.Gece gündüze gebe değil artık eskisi gibi.Karanlık aydınlığa küs; gittikçe dahada kararıyor.
Tam olarak kimde kaldı küçük bir kız çocuğuyken hayalini kurduğum aşk öpücüklerim bilmiyorum..Ya da hangi doktor iyileştiremeyeceğini kabullendi aşktan ısırıkların ölümcüllüğünü doktorculuk oyunlarımızda..
Tam olarak kimde kaldı aklım ya da kalbim bilmiyorum..Şimdi kimseye veremiyorum duygularımı,öpücüklerimi ya da kalbimi.
Artık yeni bir kişiyi tanımak ne zamandan beri bir külfet?Aynı senaryoları tekrar tekrar yaşayıp sonunda yeter naraları atmaya ne zaman başladım?Neden artık yürek kelimesi arabesk şarkılarda geçen kıro bir kelime oldu bizim için ?'Bu kadar soru sormaya ne zaman başladım ?' ironisiyle yüzleştim tüm gece.Cevapsız hiç bi yere varamayan sorularım var her boydan.
Eskisi gibi inancım yok artık.Biri gelecek ve tüm bunları unutturacak.Kalbim öyle bir çarpacak ki sanki yeni doğmuş bir bebek gibi heyecanla bakacak dünyaya..Hep hayalini kurduğum o beyaz atlı sanki karşıma çıkmış ,beni aldatmış ve çekip gitmiş gibi bomboş hissediyorum.Sanki dünyada iyi diye nitelendirecek hiç bir duygu kalmamış gibi.
Ve milyonlarca parçaya bölünmüş, her bir parçamında birbirini bulamayacak kadar uzak evrenin farklı noktalarına saçılmış olabileceklerine inancım dışında pek bi inanç barındırmıyorum acılara ve aşksızlığa kaşarlanmış ruhumda.
Kaşardan kalplerimiz var artık.Soğuk.Ruhsuz.Kan değil sperm akıyor artık kalbe giden damarlarda .
Aşk artık çirkin.
Aşık olmak artık sıradan.
Aşıklar artık komik.
Ne acı.. Oysa hepimizin saf aşkları vardı bir zamanlar.Aşka olan ümitler..Sanırım artık hepsini barlarda sarhoşken tükettik.Ya da  'O'nsuz nefes bile alamayacağımız ve yine O'nun olmadığı kucaklarda nefes nefeseyken.
AŞK artık geri dönüşü olmayan,tekrar tekrar inanmadan söylediğimiz bir YALAN.

30 Nisan 2013 Salı

CAN DÜNDAR'IN KALEMİNDEN.

http://www.youtube.com/watch?v=C0bpwFW8zr0


“Neyi arıyorsan sen O'sun" der Mevlana.Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık.
Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sürükleyip, kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine çıkarır.
Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında, her sevda ruhumuzun bir başka yüzü.


Her aşkta kendimizi ararız; o yüzden bulduklarımız, benzerlerimizdir.
Resimlerini yan yana koyun sevdiklerinizin ve dikkatle bakın yüzlerine, onların suretlerinden kendi yüzünüz bakacaktır size.
Aşk denilen kaleydoskobun buzlu camına gözünüzü dayadığınızda, bin bir camın rengarenk ışıklar saçarak döndüğünü ve her seferinde bambaşka şekiller ördüğünü görürsünüz. Her camda, farklı bir renginiz vardır; her şekilde sizden bir parça.
Aşklarınız hülasanızdır.
Sevdiğiniz her adam, beğendiğiniz her kadın, farklı ruh hallerinizi ele verir; arada bir çevirdiniz mi kaleydoskobu, cam parçalar yer değiştirip yeni şekiller alır; hepsi siz.
Sevgilinizin gözlerindeki dolunay, sizdeki ışığın yansımasıdır aslında; dilindeki sizin ilhamınız, tenindeki sizin ısınız.
Yoksa hâlâ bir sevdiceğiniz, o henüz kendinizi bulamadığınızdandır.
* * *
Aşk, narsizmdir.
Kendimiziz her aşkta arayıp durduğu*muz, peşinde olduğumuz.
Bir omza sığınmanın şefkatinde de, bir göğsü dişlemenin şehvetinde de kendimize açılan kapılar var.
Sevda, çevrildikçe içimizin farklı ışıkları*nı yakan eğlenceli bir kaleydoskop gibi başımızı döndürüyor.
Ve biz, hep baharı takip ederek dünyayı gezen bir gezgin gibi içimizdeki eski baharları arıyoruz.
* * *
Narcissus'u bilirsiniz:
Öyle heybetli ve güzelmiş ki, bakmaya doyamazmış kendine. Gün boyu ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu, dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran hayran. Bir gün ırmak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü. uzanıp, iyice bakmak istemiş. Tam gördüğünde kendini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa, kapılıp gitmiş suya.
Yeryüzünün en güzel insanının öldüğünü duyan Tanrı, unutulmaması için O'nu her bahar açan güzel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş.
Narcissus, nergis olmuş.
* * *
Kıssadan hisse, benden size tavsiye, taze bir nergis verin bugün sevgilinize.
Sonra da, nerede baharsa mevsim, rotasını oraya çevirip içindeki eski baharlara koşan bir gezgin gibi "Bahar getirdim sana" deyin, baharın elinizde olduğunu unutmadan.
Gözlerinizdeki ırmağa baktığınızda kendinizi göreceksiniz; dikkat edin de hayran olup düşmeyin!
Düşüp bahar kokulu bir çiçeğe dönüşmeyin.

Can Dündar

4 Nisan 2013 Perşembe

DUYGU KÜRTAJCISI

Bir an önce duygularımı aldırmam lazım.Var mı bildiğiniz mi duygu kürtajcısı?

8 Mart 2013 Cuma

dialog

bana güvenebilirsin demiştim daha önce
güvenemeyeceğimden değil
üstünde durmamam gerek rutin olaylar döngüsü
anlatınca kulağa saçma gelen
sadece anlattığn içn seni yoran şeyler..


19 Şubat 2013 Salı

OĞUZHAN OĞUR_ÇOK ŞÜKÜR

Bu gün günlerden Oğuzhan Uğur..Adamı keşfettiğim ilk dakika şu hayata bakış açım değişti.
Saçma sapan söz yazıyor diyenin alnını karışlarım.Bildiğin adam aramızdan aynı senin benim gibi..O kadar doğru sözler o kadar anlamlı melodilerin üstünde bu kadar çok eğlendirebilir mi ya? Şarkılarını aşağıda paylaşıyorum..Hepsini dinlemeden beni okumaya devam etmeyin.Öptüm anacım.

ÇOK ŞÜKÜR
http://www.youtube.com/watch?v=LLIC1L5pQFc

SOĞAN EKMEK
http://www.youtube.com/watch?v=LXDzBT8SFtw
TIN
http://www.youtube.com/watch?v=SIVFMt9AmUc

GEREKSİZSE SÖNDÜR
http://www.youtube.com/watch?v=fqZNleVPys4

Dİ ASLINDA
http://www.youtube.com/watch?v=OEJVVcFlhew

YOK
http://www.youtube.com/watch?v=AnoLpfvufSE

TERBİYESİZİM
http://www.youtube.com/watch?v=B37Ux13KZA8
PES

PANPA
http://www.youtube.com/watch?v=XQHGBl66HwU

FONDİP
http://www.youtube.com/watch?v=ceFxBqnBGTs

MARS VENÜS
http://www.youtube.com/watch?feature=endscreen&v=h4jvd7aEr-A&NR=1

ÇOK ŞÜKÜR (BONUS)
http://www.youtube.com/watch?v=s6D7R-0oS8A

bu da benden:
http://www.youtube.com/watch?v=i3DjAM985J4


ve milyonlarca şeberme videoları:

 bknz: youtube şeberme oğuzhan uğur  =)