Bir çizgi çizmiştim küçük bir çocukken çizgi oyunundan arta kalan kiremit parçalarıyla.Bu turuncu çizgi şu yaşıma kadar bi renk körünün yeşil ışığı tanıması(!) gibi farkında olmadan çok yanlış adımlarla,çok yanlış yerlere götürdü beni.Ne düşünüyordum ki küçük bir çocuğun çizdiği yoldan giderken.Sanki o çocuğun hep hayalini kurduğu gökkuşağının bittiği yerdeki altınlar varmış gibi ona güvendim.Ne bekliyordumki?
BAYAN NİHAYET
BİR BAŞIBOŞLUK GÜNCESİ.
1 Ocak 2016 Cuma
en sevdiğim
Lanet bir kasırga mıdır? Ayrılık bilanço mu? Ben kimi üzersem serinlerim,sersemlerim? Ruhu bozuklarla hangi yanlışı doğruya çevirebilirim ; ben , gidebilir miyim?
Kısa filmler var hayatımda, yönetmeni özürlü.Yönetmeni ruha özürlü. sevmek,vakitsiz misafir: Kanıtlanamayacak yaranın su gibi geceye karışıp akışı.Oturup yazmış bir sarı tavşan:S a n a
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden sesleniyorum...
seni seviyorum demek bu kadar basite alınmışken hazır, bende kek yaptım.
evet fırsatçı sevgilim demen gibi hoş değildi, güvenemiyorum demen
ama ben yine küçükken oynadığım çubuklarıma göz attım
susmak, oyun oynamaktan daha zordu, kaçındım.
Kısa filmler var hayatımda, yönetmeni özürlü.Yönetmeni ruha özürlü. sevmek,vakitsiz misafir: Kanıtlanamayacak yaranın su gibi geceye karışıp akışı.Oturup yazmış bir sarı tavşan:S a n a
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden sesleniyorum...
seni seviyorum demek bu kadar basite alınmışken hazır, bende kek yaptım.
evet fırsatçı sevgilim demen gibi hoş değildi, güvenemiyorum demen
ama ben yine küçükken oynadığım çubuklarıma göz attım
susmak, oyun oynamaktan daha zordu, kaçındım.
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden bakıyorum...
dişlerin çürümüyor, dudakların hep güzel, saçın boyada olsa idare eder
zaten kadavra aşkları yaşatmaya çalışmıştık, ben dürüstçe soluyordum, sende neşter.
ben umarsamazca ağlarken içimde,
sen üç nokta bir okulundan mezun olmuşçasına coşkulu,
tersten bakmak tersliğin iki uzvu.
dişlerin çürümüyor, dudakların hep güzel, saçın boyada olsa idare eder
zaten kadavra aşkları yaşatmaya çalışmıştık, ben dürüstçe soluyordum, sende neşter.
ben umarsamazca ağlarken içimde,
sen üç nokta bir okulundan mezun olmuşçasına coşkulu,
tersten bakmak tersliğin iki uzvu.
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden kızıyorum...
serin kumlardan, kızgın denizlere atlamak gibidir
idealist yaklaşımlarla sosyopat bakmak aşklara, anlamadın,
zaten benim ki musalla taşına ağlayan bir çocuğun kalbinden akan umuttu.
yanaklardan özgürlük aksın diye şakaklara dayanır mı ki silah, dayamadım,
isteklerimi keşke müsvette bir kağıda yazmasaydım.
gördün mü yine kızamadım....
serin kumlardan, kızgın denizlere atlamak gibidir
idealist yaklaşımlarla sosyopat bakmak aşklara, anlamadın,
zaten benim ki musalla taşına ağlayan bir çocuğun kalbinden akan umuttu.
yanaklardan özgürlük aksın diye şakaklara dayanır mı ki silah, dayamadım,
isteklerimi keşke müsvette bir kağıda yazmasaydım.
gördün mü yine kızamadım....
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden itiraf ediyorum...
ben yavaş yavaş sokarken silahı ağzıma, tetik yumuşuyor, okşuyorsun.
yapma bileklerimi bile yanlış dikiyorsun.
evet seni seviyorum diye bitmeyecek
ve evet yastığımda tek bir çapak bile yok sana adanan.
ben yavaş yavaş sokarken silahı ağzıma, tetik yumuşuyor, okşuyorsun.
yapma bileklerimi bile yanlış dikiyorsun.
evet seni seviyorum diye bitmeyecek
ve evet yastığımda tek bir çapak bile yok sana adanan.
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden ağlıyorum...
acizim işte kabul ediyorum, hıçkıra hıçkıra ağlarken
esrar gibi çekiyorum burnumu.
yanağımı siler misin? Biraz kan kalmış.
seni öpmek, bir sigaradan nefes çekmek gibi bu son gecede, tuzlu
bir sigarayı basmaksa gözlere, sen olmayan bir cümle kurmak gibi, biliyorum
bu aşkta biraz ayrılık kalmış.
bize kalan tek renk kırmızıyken, mavi bir oğlumuz olsun isterdin, neyse
bırak annenin okuttuğu dualar avuçlarında dursun
ve sus, lütfen, içimde biraz umut kalmış.
bir rüya için ağıt yaktım, bak uçuşuyor hala külleri... yeter,
okşadığın tetiğe bas artık bende biraz can kalmış...
acizim işte kabul ediyorum, hıçkıra hıçkıra ağlarken
esrar gibi çekiyorum burnumu.
yanağımı siler misin? Biraz kan kalmış.
seni öpmek, bir sigaradan nefes çekmek gibi bu son gecede, tuzlu
bir sigarayı basmaksa gözlere, sen olmayan bir cümle kurmak gibi, biliyorum
bu aşkta biraz ayrılık kalmış.
bize kalan tek renk kırmızıyken, mavi bir oğlumuz olsun isterdin, neyse
bırak annenin okuttuğu dualar avuçlarında dursun
ve sus, lütfen, içimde biraz umut kalmış.
bir rüya için ağıt yaktım, bak uçuşuyor hala külleri... yeter,
okşadığın tetiğe bas artık bende biraz can kalmış...
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden kayboldum.
sana ölüyorum
Böyle kanar bir olmaz’ın analistliği, böyle susar kalırsın tek sözcük suçluyorsa içnde saklandığı cümleyi
SEVMEK TANRIYI TANIMAMAZLIKTAN GELMEKTİR...
Böyle kanar bir olmaz’ın analistliği, böyle susar kalırsın tek sözcük suçluyorsa içnde saklandığı cümleyi
SEVMEK TANRIYI TANIMAMAZLIKTAN GELMEKTİR...
/ Küçük İskender /
şiir hakkında
hayatın kendisi kadar değildir siir, ve önce adını yazarsın sonra da bozarsın.
aşık da olabilirsin nefret de ettirebilir kendisinden.
ama sanmayın ki sadece kelimelerle yazılır siir...
2008
aşık da olabilirsin nefret de ettirebilir kendisinden.
ama sanmayın ki sadece kelimelerle yazılır siir...
2008
5 Kasım 2015 Perşembe
her kimsen işte.
üzülüyorum.
ben sürekli üzülüyorum.
zaman benim için akmıyor.
artık kalem tutmuyor ellerim. yaşamaktan utanır oldum. beni tıkayan ne bilmiyorum.
****
"yıkıldı duvarlarım.önümde binlerce insan..kalbim delik deşik."
****
nefes alıyor muyum bilmiyorum.göğsüme dokunup kontrol ediyorum sık sık..
****
nerdesin?
yalnız hissetmekten bıktım artık. ya geri dön ya da çık karşıma artık.
ya da boşver.siktir git.bu saatten sonra gelsen de fark etmeyecek. artık mutsuz bir bireyim.
güleceğimi güldüm ağlayacağımı ağladım. sana verebileceğim hiç bir şeyim kalmadı.
****
gelmediğin o zamanı , anlayamadığın o özlemi , boşa sarf ettirdiğin o yakarışlarımı , aklıma takılan
tüm soruları , senle bulduğum o siktiriboktan cevapları,anlamları,,,gelmediğin o zamanı en çokta sana
güvendiğim umutla beklediğim o zamanları siksinler.
****
nerdesin.?
ben sürekli üzülüyorum.
zaman benim için akmıyor.
artık kalem tutmuyor ellerim. yaşamaktan utanır oldum. beni tıkayan ne bilmiyorum.
****
"yıkıldı duvarlarım.önümde binlerce insan..kalbim delik deşik."
****
nefes alıyor muyum bilmiyorum.göğsüme dokunup kontrol ediyorum sık sık..
****
nerdesin?
yalnız hissetmekten bıktım artık. ya geri dön ya da çık karşıma artık.
ya da boşver.siktir git.bu saatten sonra gelsen de fark etmeyecek. artık mutsuz bir bireyim.
güleceğimi güldüm ağlayacağımı ağladım. sana verebileceğim hiç bir şeyim kalmadı.
****
gelmediğin o zamanı , anlayamadığın o özlemi , boşa sarf ettirdiğin o yakarışlarımı , aklıma takılan
tüm soruları , senle bulduğum o siktiriboktan cevapları,anlamları,,,gelmediğin o zamanı en çokta sana
güvendiğim umutla beklediğim o zamanları siksinler.
****
nerdesin.?
20 Ağustos 2015 Perşembe
şiir
birleştikçe damlalarım , gökyüzüne doğru yol olur belki.
bırak aksın sularım.
bırak dalga olsun.
bulutlara doğru tek umudu dalgadır suyun.
bırak akayım.
bırak aksın sularım.
bırak dalga olsun.
bulutlara doğru tek umudu dalgadır suyun.
bırak akayım.
8 Mayıs 2015 Cuma
anlatabiliyor muyum?
sevgiliyi sevmekten bahsediyorum.
ustaca olmalı.
ne akılda ne kalpte başka hiç kimse olmamalı.
aksi halde hissedilir.
ölüm öncesi içindeki o korkunç sancı gibi pektir.mattır.hissettirir kendini.evet daha önce öldüm.biliyorum.
ustaca sevmek için ölüme yakın olmamak gerekir.anlatabiliyor muyum?
ustaca olmalı.
ne akılda ne kalpte başka hiç kimse olmamalı.
aksi halde hissedilir.
ölüm öncesi içindeki o korkunç sancı gibi pektir.mattır.hissettirir kendini.evet daha önce öldüm.biliyorum.
ustaca sevmek için ölüme yakın olmamak gerekir.anlatabiliyor muyum?
düşmek.
ben çok küçük yaştayken düştüm.
upuzun dümdüz bir yoldu aslında.
önüme bakmıyordum.sağıma,soluma ,arkama..önüm dışımda her yere.
ve aniden düştüm.
işte o günden beri o yoldan geçen herkes ya üzerime basıp yoluma devam etti ya da bana takılıp düştü ve yanıma uzandı.
bazılarıysa yoluna devam etmeyip sürekli beni tekmeledi.çünkü uzun ve düz yolda çok sıkılmışlardı.
benimle kızgınlıklarını paylaştılar.
işte ben o günden bu yana uzandığım o yerden kalkamadım.
berelerim yaralarım iyileşti.epey oldu.ama düştüğüm yerden hiç kalkamadığımdan hiç ilerleyemedim de..
şimdi şimdi hayatıma yeni giren bir erkek elimden tutuyor..beni yola geri koyuyor.ama çok korkuyorum.ya kalkınca elimi bırakırsa?ben daha önce o yolda tek başıma yürüyememiştim.
elimi bırakırsa nasıl yürüyeceğim?dizlerimde titriyor zaten.yürümek çok zor olacak.
9 nisan 2015
upuzun dümdüz bir yoldu aslında.
önüme bakmıyordum.sağıma,soluma ,arkama..önüm dışımda her yere.
ve aniden düştüm.
işte o günden beri o yoldan geçen herkes ya üzerime basıp yoluma devam etti ya da bana takılıp düştü ve yanıma uzandı.
bazılarıysa yoluna devam etmeyip sürekli beni tekmeledi.çünkü uzun ve düz yolda çok sıkılmışlardı.
benimle kızgınlıklarını paylaştılar.
işte ben o günden bu yana uzandığım o yerden kalkamadım.
berelerim yaralarım iyileşti.epey oldu.ama düştüğüm yerden hiç kalkamadığımdan hiç ilerleyemedim de..
şimdi şimdi hayatıma yeni giren bir erkek elimden tutuyor..beni yola geri koyuyor.ama çok korkuyorum.ya kalkınca elimi bırakırsa?ben daha önce o yolda tek başıma yürüyememiştim.
elimi bırakırsa nasıl yürüyeceğim?dizlerimde titriyor zaten.yürümek çok zor olacak.
9 nisan 2015
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)