30 Temmuz 2012 Pazartesi
Karadelik Avcıları
Bazen aşık olunca hayat tıkanıp kalıyor ufacık bir deliğin girişinde.İçeri girsen sığamazsın dolup taşarsın bilirsin.Ama girmesen hep kapıda beklemişliğin verdiği ruh kırgınlığın olacaktır.Girmekle girmemek arasındaki o duraksama hali; kalp sancısı, karın ağrısı,içte kelebekler uçuşmaca,ruh pırpırlığı, aşk vb. isimler alır..Ve o deliğe tıkılsan mı yoksa beklesen mi?Daha büyük bir delik çıkar mı?Bilemezsin.Öylece beklersin.Bazıları girer ve sıkışır.Girip nefes alamaz.Bazıları gıkını çıkarmadan o sıkışmışlığa memnuniyetini hediye eder.Ve bazıları vardır.At üstünde gece gündüz seyahat eder.Bilmediği ülkelerin bilmediği nehirlerinden geçer.Güneşe yol sorar,aya aldanır yolunu şaşırır.Arar durur bir kara deliği..Kendisini yutacak bir kara deliği.İşte bunun ismi henüz koyulmamıştır.Şimdilik onlar benim karadelik avcılarım.Kendisini yutmasını sıkışmışlığa tercih eden şovalyelerim..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder